Ana Sayfa Arama
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya




Hasan Ecer

Altın değerinde üç puan

Yenicami, son iki haftadır ligdeki bire bir rakipleriyle karşı karşıya geldi; adeta kaderini kendi elleriyle yazacağı maçlar oynadı. Bu süreçte, küme düşme hattında yer alan Yenibağaziçi’ni kendi sahasında konuk etti. Her iki takım için de hayati öneme sahip bu karşılaşma, sonucu ne olursa olsun ligdeki dengeleri doğrudan etkileyecek nitelikteydi.

Kazanan tarafın derin bir nefes alacağı, kaybedenin ise baskıyı daha fazla hissedeceği bir mücadeleydi.

Futbol bazen istatistiklerle, bazen de sahadaki ruhla kazanılır. Yenicami’nin bugün kazandığı maç, tam olarak bu ikinci tanıma giriyor.

Her iki takımda da önemli eksikler vardı. Buna rağmen özellikle ikinci devrede sahada olağanüstü bir mücadele izledik. Pozisyonlar vardı, tempo vardı, gerilim vardı… Ancak goller kalecilerin gününde olması nedeniyle gecikti.

Yenicami’nin 40. dakikada 10 kişi kalması, maçın kırılma anlarından biriydi. Yaklaşık 60 dakika eksik oynamak zorunda kalan bir takımdan söz ediyoruz. Normal şartlarda bu, rakip için büyük bir avantajdır. Ne var ki Yeniboğaziçi bu avantajı ne oyunla ne de akılla değerlendirebildi.

İkinci devrede sahada bir futbol maçı değil, adeta bir karakter testi oynandı. Bu testten geçen taraf Yenicami oldu. Yeniboğaziçi, plansız ve şuursuz ataklarla sayısal üstünlüğünü boşa harcadı. Ceza alanına girdiler, pozisyon buldular ama bitiricilikten tamamen uzaktılar.

Yenicami ise gerçeği kabul etti. Uzun toplarla oynadı, risk aldı, rakibinin üzerine gitti ve golü de bu anlayışla buldu. Açık konuşmak gerekirse, Yenicami’nin oynaması gereken futbol budur.

Kısa paslarla, geriye oynayarak gol aramak bu takım için ancak bir tesadüf olabilir. Orta sahada topu fazla ayakta tutmak, gereksiz pas denemeleri yapmak sadece top kaybına ve rakibe davetiye çıkarmaya yarıyor. Bu alışkanlıktan bir an önce vazgeçilmesi gerekiyor.

Bu maçın bir diğer önemli kazanımı ise altyapıdan yetişen 18 yaşındaki Murat Öker oldu. Sahada sadece ayaklarını değil, yüreğini de ortaya koydu. Mücadele etti, pes etmedi, sorumluluk aldı. Teknik heyetin bu oyuncuya daha fazla şans vermesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Savunma hattına da ayrı bir parantez açmak gerek. Neredeyse hatasız oynadılar. Eksik olmalarına rağmen alanları doğru kapattılar, birbirlerine yardım ettiler ve takımın ayakta kalmasını sağladılar.

Ancak her şey toz pembe değil. 3 yabancı oyuncu için aynı övgüyü yapmak mümkün değil. Topu gereğinden fazla tutuyorlar, basit pas hataları yapıyorlar ve takımın ritmini düşürüyorlar. Bu seviyede bu kadar top kaybı kabul edilemez. Daha basit, daha çabuk ve daha takım odaklı oynamak zorundalar. Aksi halde faydadan çok zarar verirler.

Sonuç olarak Yenicami, futbol aklıyla değil belki ama yüreğiyle kazandı. Küme hattındaki bu tür maçlar böyle kazanılır. Ve bu üç puan, sıradan bir galibiyet değil; altın değerinde bir üç puandır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İpucu: Frontend/back-end

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER