Yenicami Ağdelen Kulübü’nün çınarlarından, değerli büyüğümüz Tuncay Apakgün’ü kaybettik.
Cenazesi bugün öğle namazından sonra Lefkoşa Kabristanlığı’nda askeri törenle defnedildi. Sadece bir spor insanı değil; milli mücadele tarihimizin önemli figürlerinden biriydi Tuncay ağabey…
Benim için ayrı bir yeri vardı. Futbol oynadığım, kaptanlık yaptığım Yenicami’nin en karakterli, en saygın başkanlarından birisiydi. Adalet duygusu, insan ilişkilerindeki nezaketi, izcilik geleneğinden gelen disiplin ve sorumluluk anlayışı, kulüpçülüğe bakışı… Tuncay Apakgün toplumda kendini kabul ettirmiş, bulunduğu her yere değer katan bir kişilikti.
Yattığı yer nur, mekânı cennet; Yenicami’de kazandığı şampiyonluk ise unutulmaz olsun.
Kulüpçülük anlamındaki en büyük başarısı, iki yıl başkanlık yaptığı Yenicami’yi şampiyon yapmasıydı. 1983-84 sezonunda kazanılan o şampiyonluk, aynı zamanda KKTC’nin kuruluş tarihinin ilk şampiyonluğu olarak tarihe geçti. Bu, hem kulüp hem ülke futbolu adına çok özel bir mirastır.
Ancak cenazede gördüklerim beni derinden üzdü. O dönemin futbolcularından yalnızca Bülent Avcan ile dönemin emektar büfecisi Hasan Ferit’in orada olması… Bunun dışında ne eski futbolcularımızı ne de bugünün yönetim kurulunu temsilen futbolcu kardeşlerimizi görebilmek… Hele hele Yenicami bayrağının tabutun başında olmaması, bir camia için affedilir bir eksiklik değildir.
Bu konuyu cenazede hazır bulunan mevcut başkan Ali Vehit’le de konuştum. “Maç vardı, futbolcular bu yüzden gelemedi” dedi. Ben bu gerekçeyi kabul etmiyorum. Böylesine büyük bir çınara son görev yapılacaksa, genç takım futbolcuları dahi formalarıyla orada temsilen bulunmalıydı. Bu, sadece bir saygı duruşu değil, bir kültürün, bir camia bilincinin devamı açısından zorunluluktur.
Yenicami’nin değerlerine emek verenlere saygı göstermek, sadece geçmişe değil geleceğe de sahip çıkmaktır. Dilerim ki bu eksiklik, tüm camiamız için bir hatırlatma olur.






YORUMLAR