Değirmenlik, uzun bir aranın ardından yeniden sahasına kavuşmanın heyecanını yaşadı. Sentetik çimin yerini doğal çime bırakmasıyla birlikte tribünde de sahada da farklı bir hava vardı. Ancak maça baktığımızda, deyim yerindeyse Gençler Birliği deplasmanda 1-0 önde başladı dersek çok da yanlış olmaz.
Hakemin penaltı kararıyla Değirmenlik henüz oyuna giremeden geriye düştü. Bu gol sonrası ev sahibi ekipte kısa süreli bir bocalama yaşandı. Penaltıya sebebiyet veren Can Babahan’ın ayağından gelen gol, Değirmenlik adına skora dengeyi getirdi ve oyunu yeniden eşitledi. Tam maç dengelenmiş derken, bu kez penaltı golünü atan Turgut sahneye çıktı ve mükemmel bir vuruşla takımını tekrar öne geçirdi.
İlk devre genelinde Gençler Birliği, rakibine oranla daha derli toplu ve etkili bir oyun sergiledi. Orta sahada çok top kazandılar, geçişleri doğru oynadılar. Biraz daha dikkatli olabilseler, maçın fişini ilk yarıda çekmeleri işten bile değildi.
İkinci yarıya Değirmenlik daha istekli başladı. Şükrü ile erken gelen beraberlik golü, ev sahibi ekibin iştahını artırdı. Bu bölümde pozisyonlar da buldular ancak Şükrü güçlü fiziğine rağmen gol noktalarında beklenen bitiriciliği gösteremedi. Top kayıpları fazlaydı. Arda oyuna girmekte zorlandı. İlyas Barut ise top ayağına yakışan isimdi; topu her aldığında güven verdi. Yorulana kadar oyunu iyi taşıdı, temposunu biraz dinlenerek ayarladı.
Gençler Birliği cephesinde ise daha kompakt ve toplu oyunu oynama çabası dikkat çekti. İlk devrede bunu büyük ölçüde başardılar. Özellikle Bülent Tur ve Turgut Kaçar, performanslarıyla ön plana çıkan isimlerdi.
Maçın hakemine ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Hakan Ünal, bu karşılaşmanın açık ara en zayıf halkasıydı. Kural kitabını ezbere okur gibi uyguladı ancak yorum konusunda sınıfta kaldı. Etki–tepki pozisyonlarına sarı kartlar, çok konuşulan ama netlikten uzak kararlar, verilen ve verilmeyen penaltılar, tamamı yoruma açık kırmızı kartlar… Oyun yönetimi açısından tatmin edici değildi.
Yardımcı hakem Merve Ateş ise özellikle “son adam” takibi konusunda daha fazla çalışmalı. Oyuncularla kurulan diyaloglar gereğinden fazlaydı. Bu detaylara maçın hakemi de dikkat etmeli.
Sonuç olarak; oyun, tempo ve hakem kararlarının sıkça konuşulduğu bir 90 dakika izledik. Değirmenlik sahasına döndü ama sahadaki adalet duygusu ne yazık ki aynı ölçüde sahaya yansımadı.






YORUMLAR