Bugün maça giderken hem yolda hem de sahada 80’lerin o unutulmaz müsabakalarını hatırlamamak mümkün değildi. O yıllarda Gönyeli–Mağusa karşılaşmaları her zaman dolu tribünler önünde, hop oturup hop kalkarak izlenirdi. “Hiç bitmesin” dediğimiz maçlardı onlar. Şimdilerde ise oyun kalitesi geriye gitmiş, futbolcuların agresifliği ve isteği neredeyse tükenmiş durumda.
Gelelim bugünkü maça… Gönyeli, kendi sahasında konuk ettiği Mağusa karşısında etkili bir futbol ortaya koyamadı. Buna rağmen Necati ile iki net gol pozisyonu buldu ama ikisinde de topu ağlara değil, dağlara taşlara gönderdi. Günün en formsuz oyuncusuydu desek yeridir.
Gönyeli orta sahayı hiç kullanamıyor. Hızlı geçişlerde de Richard ve Kane beklentilerin uzağında kaldı. “Kim iyiydi?” derseniz, Mikail ve Sedatgiller’i ilk sıraya koyarım. Çok çabaladılar, çizgiden toplar çıkardılar, ikili mücadelelerde diri durdular. Ancak buldukları pozisyonları gole çevirebilseler bugün çok farklı bir tablo konuşuyor olabilirdik. Son bölümde ise gereğinden fazla geriye yaslandılar ve deyim yerindeyse rakiplerine teslim oldular.
Mağusa son 10 dakikayı tek kale oynadı. Takımının tek golünü atan Hüseyin Deynekli sayısız gol fırsatını harcadı, seyirciye adeta saç baş yoldurttu. Traore etkisizdi, Okpe ise oyuna hiç giremedi. Mağusa ilk yarıda hiçbir şey oynamadan golü buldu, ikinci yarıda ise daha istekli bir oyunla birçok fırsat yakaladı. Skor tabelasında sadece tek fark görünse de oyun çok daha farklı bir sonucu hak ediyordu.
Geçen yıla göre Mağusa’nın geriye gittiği açıkça görülüyor. Takımın iddiası da oyun gücüyle aynı ölçüde gerilemiş. Son bölümdeki kıpırdanma, bu ligin seviyesine bakıldığında yeterli değil.
Mağusa’nın sekiz kişilik genç taraftar grubu, sayıca az olmalarına rağmen yüz kişilik bir topluluk gibi takımlarını desteklediler. Ancak zaman zaman küfürlü tezahüratlara da başvurmaları doğru değil; burada yönetime sorumluluk düşüyor.
Hakem Osman Özpaşa genel anlamda iyi bir müsabaka yönetti. Ancak bir taç atışı pozisyonunda yardımcı hakemin doğru bayrağına rağmen kararını değiştirmesi, küçük bir detay gibi görünse de hem yardımcı hakemin moralini hem de seyircinin güvenini zedeledi.





YORUMLAR