Gönyeli–Küçük Kaymaklı mücadelesinde adeta siyah-beyaz iki farklı devre izledik. İlk 45 dakikada sahada varlık gösteremeyen bir Gönyeli varken, ikinci devrede 10 kişi olmalarına rağmen oyunu domine eden bambaşka bir takım gördük.
Gönyeli ilk devrede kocaman bir sıfır çekti. Rakibine hiçbir baskı yapamadı, pas trafiği kuramadı ve iki pası yan yana getiremeyen, kaleye gitme konusunda tamamen etkisiz bir oyun sergiledi. Çerçeveyi bulan bir şut yok, topu taşıyan bir oyuncu yok. Tek umut uzun toplarla Kane’di ancak bu plan da işlemedi.
- dakikada Bayram’ın doğrudan kırmızı kartla oyundan atılması, işleri daha da zora soktu ve Gönyeli’nin ilk yarıdaki çaresiz görüntüsü derinleşti.
Buna karşılık konuk ekip Küçük Kaymaklı ilk devrede oldukça derli toplu oynadı. Geriden pasla çıkan, orta alanı iyi kullanan, topa sahip olan bir takım görüntüsü verdi. Taraftarını mest eden bu oyun, Arda Sözcü’nün attığı golle de ödüllendi.
Hatta fark daha da açılabilirdi; Gönyeli’nin oyuna hiç girememesini değerlendirecek fırsatları cömertçe harcadılar.
10 kişilik Gönyeli kabuk değiştirdi
İkinci devreye geldiğimizde ise film tamamen tersine döndü. İlk yarıda sahada olmayan Gönyeli, 10 kişi olmasına rağmen yüksek tempo, ön alan baskısı ve agresif kazanma isteği ile maça tutundu. Rakibini kendi yarı sahasına hapsettiler; öyle ki sanki 10 kişi değil, fazlaymış gibi oynadılar.
Kaymaklı’nın ilk yarıda yaptıklarını bu kez Gönyeli yaptı: Geriden oyun kurmak, hızlı çıkmak ve rakibine nefes aldırmamak…
Bu noktada şu soru kaçınılmaz: İlk 45 dakika nerede kaldı bu enerji, bu istek, bu futbol?
Teknik direktör Emre hoca da ilk yarıda düşük kaldı. Oyuncu tercihleri ve düzen oturmadı. Ancak ikinci devrede yaptığı dokunuşlar oyunun çehresini değiştirdi. Richard ile başlayan baskı, sonrası Ege’nin katkısı ve öne çıkan–çabuk dönen savunma takımı bambaşka bir hale getirdi.
Diğer tarafta Kaymaklı’nın teknik patronu Nazım hoca için ikinci devre tam tersi bir tablo oluştu. Takım büyük düşüş yaşadı, oyundan tamamen koptu. Sadece bir kontratakta net pozisyon bulabildiler, hepsi bu.
İlk yarıda yıldızlaşan Arda Kortay, Arda Sözcü ve Marega ile takım oyunu ikinci yarıda tamamen kayboldu.
Gönyeli’de Mikail Sivri sayfayı hak etti
Gönyeli’nin yükselişinde en istikrarlı isim, hiç kuşkusuz Mikail Sivri idi.
Her pozisyonda doğru yerde, topu tutan, takımını rahatlatan, güven veren bir performans sergiledi. Hem oyunun ritmini belirledi hem arkadaşlarına büyük katkı sağladı. Bir paragrafı fazlasıyla hak eden bir futbol ortaya koydu.
Hakeme bakarsak…
Müsabakanın hakemi Evren Karademir, oyunu zaman zaman tatlı sert yönetmek istedi ancak yüz ve ayaklara yapılan faulleri kaçırdığı anlar oldu.
Maçın son bölümü ise kendisi adına iyi geçmedi. Karar standardı maçın başından sonuna aynı kalmadı.
Bayram’a gösterilen kırmızı kart için ise şu soru akıllarda:
Kaçınılmaz bir kırmızı mıydı, yoksa ağır bir yorum mu?
Bazen oyuncu ayağını sokar, rakip sonradan kafayı oraya uzatır; hakem bunları sahada süzmek zorunda. Umarız doğru kararı vermiştir.
Ayrıca ikinci yardımcı hakemin son adam pozisyonu takibini geliştirmesi gerektiği de net şekilde görüldü.
Son söz taraftara
Gönyeli’nin genç taraftarı maç boyunca hiç susmadı.
Takımlarını ilk düdükten son ana kadar desteklediler. Bu destek, Gönyeli’nin 10 kişi kalmasına rağmen ayakta durmasının, oyunu domine etmesinin başlıca sebeplerinden biri oldu.
Gönyeli, boş geçen ilk devrenin ardından ikinci yarıdaki müthiş oyunuyla sadece bir puanı değil fazlasını hak eden bir futbol ortaya koydu.






YORUMLAR